Site Kuralları
Yazımhane Menüsü
· Ana Sayfa
· FORUMLAR
· Hesabınız
· SÖYLEŞİLER
· YAZIMHANE YAZARLARI
· Yazı Gönder
Üye Giriş-Çıkış
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: SertapYarYolveren
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 522

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 29
Üye: 0
Toplam: 29
Kullanıcı Bilgileri
Bilgileriniz
 Ziyaretçi
 38.107.191.91
 191.91
 107

Doğru ve Güzel Türkçe İçin
Yazımhane Forumları
Son 18 Mesaj

-kayboluş-
Gönderen: asumanatakuman Tarih: Sep 10, 2010 Saat: 01:01:51

İlhan Berk şiirleri
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 10, 2010 Saat: 00:35:05

Nefise Karataş Şiirleri
Gönderen: HBozkurt Tarih: Sep 09, 2010 Saat: 20:18:37

ŞİİRİNCE HeBe
Gönderen: HBozkurt Tarih: Sep 09, 2010 Saat: 20:08:36

İYİ BAYRAMLAR
Gönderen: ocak Tarih: Sep 09, 2010 Saat: 12:08:50

Turgut Uyar şiirleri
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 07, 2010 Saat: 12:05:41

Bugün beni anlatan sözcük/ler
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 07, 2010 Saat: 00:05:28

İZ BIRAKAN DİZELER
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 07, 2010 Saat: 00:03:01

Nilgün Marmara Şiirleri
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 06, 2010 Saat: 00:37:15

???
Gönderen: admin Tarih: Sep 05, 2010 Saat: 23:38:31

Anılar dehlizi/HayLazca Şiirleri
Gönderen: HayLazca Tarih: Sep 05, 2010 Saat: 21:27:10

Ve...
Gönderen: asumanatakuman Tarih: Sep 05, 2010 Saat: 10:36:46

İçlenmeler...
Gönderen: asli_ardic Tarih: Sep 04, 2010 Saat: 22:59:09

Günün Sözü
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 04, 2010 Saat: 18:58:11

Nazım Hikmet Şiirleri
Gönderen: haleoyal Tarih: Sep 03, 2010 Saat: 00:50:26

Şu anda
Gönderen: haleoyal Tarih: Sep 03, 2010 Saat: 00:07:21

YANITLA/SOR
Gönderen: haleoyal Tarih: Sep 03, 2010 Saat: 00:05:50

Tawus'un çöplüğü
Gönderen: tawus Tarih: Sep 02, 2010 Saat: 04:25:09


[ YAZIMHANE ]
-
:: View topic - BESTELENEN ŞİİRLER
 Forum FAQForum FAQ   SearchSearch   UsergroupsUsergroups   ProfileProfile   Log in to check your private messagesLog in to check your private messages   Log inLog in 

BESTELENEN ŞİİRLER
Goto page 1, 2, 3  Next
 
Post new topic   Reply to topic     Forum Index -> Şiir Antolojileri
View previous topic :: View next topic  
Author Message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: BESTELENEN ŞİİRLER Reply with quote

İSTANBUL

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul

Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Plajlarında karaborsacılar
Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
Meyvesini birlikte devşirirler
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Et tereyağı şeker
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kolların ardından bağlandı
Kesildi yolbaşların
Haramilerin gayrısına yaşamak yok

Almış dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
Onların kemik yalayan dostları
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
İpek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
Hakkında idam hükümleri verilir

Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez

Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bulutların ardında damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaşlar çıktı karşıma
Dindi şakalarımın ağrısı

Bir kadın yoldaş tanırdım
Bir kardeş karısı
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
Gebeliğin dokuzuncu ayında
Aç kurtların varoşlara saldırdığı
Tipili bir gece yarısı
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbeş kiloluk sırrımızı
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
Ve bir kuruşa Yenihayat satan
Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyunkoyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanıtını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
Sen bize layıksın


Vedat TÜRKALİ

GRUP BARAN
_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

AHMET ARİF

AHMET KAYA
_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

DEĞİŞİK

Başka türlü birşey benim istediğim,
Ne ağaca benzer ne de buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız
Rengi başka, tadı başka.

Can YÜCEL

YENİ TÜRKÜ
_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

HAZİRANDA ÖLMEK ZOR


orhan kemal'in güzel anısına


işten çıktım
sokaktayım
elim yüzüm üstümbaşım gazete


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sokakta tomson
sokağa çıkmak yasak


sokaktayım
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylâk
ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
kopuk bir kol sokakta
çırpınıp durur


çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
anama sövmüş patron
ter döktüğüm gazetede
sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı
susarak söylemişim
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
ve sıcacık bir yatakta
unutturan öpücükler
çıkmışım bir kavgadan
vurmuşum sokaklara


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
dallarda insan iskeletleri


asacaklar aydemir'i
asacaklar gürcan'ı
belki başkalarını
pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
dökülüyor etlerim
sarı yapraklar gibi


asmak neyi kurtarır
sarı sarı yaprakları kuru dallara?
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla
ne anlatır bir ağaç
hani rüzgâr
hani kuş
hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?

asılmak sorun değil
asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı
budur işte asıl sorun!


sevdim gelin morunu
sevdim şiir morunu
moru sevdim tomurcukta
moru sevdim memede
ve öptüğüm dudakta
ama sevmedim, hayır
iğrendim insanoğlunun
yağlı ipte sallanan morluğundan!

neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu?
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı
kentlerin
sokaksız kent
kentsiz ülke
kahkahanın yanıbaşı gözyaşı


işten çıktım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
karanlıkta akan bir su
gibi vurdum kendimi caddelere
hava leylâk
ve tomurcuk kokusu
havada köryoluna
havada suçsuz günahsız
gitme korkusu
ah desem
eriyecek demirleri bu korkuluğun
oh desem
tutuşacak soluğum

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi
yaşatmaktır önemlisi
güzel yaşatmak
abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak


ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n'eylersin ki sonu yok!
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

nerdeyim ben
nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz siz
kimsiniz?
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda
göçen kim dünyamızdan?


asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi?
yolunmuş yaprakları
ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
söyler hangi güzelliği?

kökü burda
yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar
göçtü memet diye diye
şafak vakti bir çınar
silkeledi kuşlarını
güneşlerini:
«oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
memet!»

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


bu acılar
bu ağrılar
bu yürek
neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
bu geceler niçin böyle insansız
bu insanlar niçin böyle yarınsız
bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

kim bu korku
kim bu umut
ne adına
kim için?


«uyarına gelirse
tepemde bir de çınar»
demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki «manda gönü»
demek ki «şile bezi»
demek ki «yeşil biber»
bir de memet'in yüzü
bir de güzel istanbul
bir de «saman sarısı»
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
geride kalanlara


nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz?


yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran '63'ü

bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın


gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

Hasan Hüseyin

GRUP YORUM
_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

AYRILIK DA SEVDAYA DAHİLDİR

açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın

rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili



yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle



sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız

ATTİLA İLHAN
VEDAT SAKMAN/ZUHAL OLCAY
_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

Bu Memleket Bizim

Dört nala gelip uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim

Bilekler kan içinde
Dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim

Kapansın el kapıları
Bir daha açılmasın
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim

Şiir: Nazım Hikmet Ran

GRUP YORUM

_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
Yaprak
Site Yazarı
Site Yazarı


Joined: Jul 24, 2008
Posts: 3497

Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

AY DÜŞÜNCE

Ay düşünce denize
seni hatırlarım.
İnce ince yağan yağmur,
iskeleye yanaşan vapur
Haydarpaşa garı
seni hatırlarım.
Ay düşünce denize
kalbim çarpar, telaşlı
bir kuş olur, siyahlar içinde bir kadın
ve yakasında ipiri kırmızı bir gül
seni hatırlarım.
Ay düşünce denize
söylenmemiş sessiz
bir şarkıydım, tozup
giden bir ilk kar
solgun begonya
kalkmak üzere bir tren
seni hatırlarım...

Nurettin Rençber

şiir Behçet Aysan

_________________
"Yüreğin yerinde kalsın, gerekebilir Ölümlerin en güzelini şairler bilir." (Metin Güven)
Back to top
View user's profile Send private message
Yaprak
Site Yazarı
Site Yazarı


Joined: Jul 24, 2008
Posts: 3497

Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

YAPRAK

Bütün yapraklarım açarsa
Kork
Çünkü yalnızlığım ben
Çünkü yoksulluğum ben
Tepeden tırnağa

Oktay RIFAT

Ezginin Günlüğü

_________________
"Yüreğin yerinde kalsın, gerekebilir Ölümlerin en güzelini şairler bilir." (Metin Güven)
Back to top
View user's profile Send private message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

KONUĞUM OL

Bir akşam konuğum ol
oturup konuşalım biz bize
Anıların çubuğunu yakıp
uzatalım geceyi biraz

Geçmişe bir el sallayıp
yaşanan günleri konuşalım
ve günlerin üstüne çöken
dumanlı, isli havaları

Kendimize daha az zaman
ayırsak da olur geceden
Çünkü boğulabilir insan
yalnız kendini düşünmekten

Kapağı açılmayan kitaplar
unutulmuş aşklar gibidir
Kitaplardan söz edelim
ve onların gizli kalmış
sessiz tadlarından

Sabaha doğru perdeyi
aralayıp ufka bakalım
ve bir çocuk gibi
hayretle seyredelim
güneşin kızıllığını

Konuşulmadan kalan
daha çok şey vardı
diye düşünerek çıkalım
güneşle kucaklaşan balkona
— Üşütmesin sabah serinliği

Bir bardak demli çay
burukluğu gibi kalsın
gecenin ve sabahın tadı
yaşasın anılarımızda

Konuğum ol, oturup
konuşalım bir akşam
ve uzatalım geceyi
sözün çubuğunu yakarak


Ahmet TELLİ

YENİ TÜRKÜ
_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

GÜLÜMSE

Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın, gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok
Çakıltaşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun

İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.



Kemal BURKAY

SEZEN AKSU
_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
pegasus
Anka Kuşu


Joined: Jul 23, 2008
Posts: 2213

Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote



Nazım Hikmet'in şiiri, çok sesli bir şiirdi. Değişik dönemlerde yazdığı şiirlerinde, tarihin ve toplumların değişik kesimlerinden insanların yaşantılarını dile getirmişti. Daha sonra bu şiirlerden yola çıkarak ona müzik boyutu kazandıran sanatçılar, Nazım'ın ses zenginliğini daha da yaygınlaştırdılar. Onun şiirllerini okurken nasıl onun özlemlerini paylaşıyorsak, bu ezgileri dinlerken de hep bir ağızdan bu şarkılara katılma isteğini duyuyoruz.
Böylece ortak bir düşe, ortak bir ezgiye, yeni bir güzellik imecesine dönüşüyor Nazım Hikmet Şarkıları




Last edited by pegasus on ; edited 1 time in total
Back to top
View user's profile Send private message
ozgurkalem
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Jul 25, 2008
Posts: 60
Location: �stanbul
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

Sayın Pegasus,büyülü ellerinizi yine konuşmuş Ne iyi ettiniz,teşekkürler
_________________
Yok edin insan�n insana kullu�unu...Bu davet bizim !
Back to top
View user's profile Send private message
AkkA
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Aug 02, 2008
Posts: 171
Location: izmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

HERKES GİBİ



Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.



Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.


Temmuz 1920

Nazım HİKMET

-CEM KARACA-
Back to top
View user's profile Send private message Send e-mail Visit poster's website MSN Messenger
AkkA
Arkadaşımız
Arkadaşımız


Joined: Aug 02, 2008
Posts: 171
Location: izmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

BU AŞK BURADA BİTER

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderem bir nehir akıp gider

Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir

Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider.

Ataol BEHRAMOĞLU

-Haluk LEVENT-
Back to top
View user's profile Send private message Send e-mail Visit poster's website MSN Messenger
asli_ardic
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Jul 28, 2008
Posts: 1096
Location: sisler bulvarı
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

Destina - yeni türkü

Dün gece sen uyurken ismini fısıldadım
Ve hayvanların korkunç öykülerini anlattım
Dün gece sen uyurken çiçeklere su verdim
Ve insanların korkunç öykülerini anlattım onlara

Dün gece sen uyurken yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana
İste bu yüzden sırf bu yüzden yeni bir isim verdim sana

Destina

Sen öyle umarsız, uyusan da bir köşede
İste bu yüzden sırf bu yüzden işte
Yaşamdan çok ölüme yakın olduğum için
Seni bu denli yıktıkları için
Yasamimin gizini vereceğim sana

Destina



Şiir: Lale Müldür
Müzik: Selim Atakan
Albüm: Yeşilmişik

_________________

Kaç dolanışta ulaşır sarmaşık çiçek açacağı yere?

Oruç Aruoba
Back to top
View user's profile Send private message Visit poster's website
Display posts from previous:   
Post new topic   Reply to topic     Forum Index -> Şiir Antolojileri All times are GMT
Goto page 1, 2, 3  Next
Page 1 of 3

 
Jump to:  
You cannot post new topics in this forum
You cannot reply to topics in this forum
You cannot edit your posts in this forum
You cannot delete your posts in this forum
You cannot vote in polls in this forum

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
 
 
Bu sitenin tüm Hakları www.yazimhane.com tarafından saklıdır ve yasalarca korunmaktadır.
This Theme Dessigned By Ethaidesign.com