 |
|
 |
| |

| Bilgileriniz |
 |
Ziyaretçi |
 |
38.107.191.91 |
 |
191.91 |
 |
107 |
|
|
| Doğru ve Güzel Türkçe İçin |
|
| View previous topic :: View next topic |
| Author |
Message |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: "KUYU"LU ŞİİRLER |
|
|
KUYU
Hayatın makarasından
boşanıverdi birden
derin kuyunun ipi
suları kurudu
can mevsiminin
alıcı bir kuştu
son anların konuğu
Bilinmeyen bir limanda
kollarına aldı teni
sonsuzun uğultusu
bu hangi tufan
yıldızları kaydıran
bilemedi biliciler
toprağa ağarken
tenin buğusu
Eprimiş bir ömre
araladı kapısını
ölüm isimli mekan
duyulmadı hışırtısı
değişimi getiren yelin
göğüsteki flüt sustu
Kokusunu arandım
gömütünde açan gülden
çağla yeşilini gözlerinin
ölüm inatla sustu
bir avuç topraktı annem
Bülent Güldal
(Ardıçkuşu / Haziran 1999) |
|
| Back to top |
|
 |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: |
|
|
KUYUSUNU KAYBEDEN SU-1
Mevsim aykırılığından sızıyor
Boyamaya soyunuyoruz üşüyen beyazları
Mecruh renkleri tutuşmuş
Bir tabloydu acemiliğimiz
Ürpertili ilk kabullenişler
Gözlerde süreğen açlık
Değil yaprakların çiçeklerin aynı büyümediği
Şaşma alışkanlığında kırık kanatlar onaracağız
Gizli elleri vardı saman yolunun
Dağ sertliğinde sökülen elbiseleri
Aşka inancı acımış
İntiharı soluyup güllerini suluyor
Çöl ağıtlarından ketum çocukların
Denizleri sırtlamış kanayan bir kayığım
Hançeri sancılarda renk atımları
Şahika yollarında uçuş sözcüsü kuşlar
Selamet Bağcı |
|
| Back to top |
|
 |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: |
|
|
KUYUSUNU KAYBEDEN SU-2
Gittikçe gelincik olma yolunda
Eldiveni sarı ellerle soyuluyor
Siyah başlıklarda çan bekçiliğimiz
Kırmızı tüllü bir ilk sevişmeydi
Annemin düşlerinden kovuldum
Ki bilmiyorum karabasanlar
Ürkek mi basardı uykularımızı
Bütün geceler ele veriyor
Savaşan ağızlarla
Havada tükettik balık güzlerini
Yeni düşler susku trafiğinde
Korku kazalarına uğradığımız çarpmalarla
Denizin mayasını çaldı çocuklar
Dalgalarında çıplaklığımızın okşandığı renk
Sonsuza ölmek
Ve yaşamı hiç olmadığı kadar sevmek için
İşlediğimiz ilk cinayete kan bağışlamalıyız belki de
Dudaklarımızın şarabında yıkanıyoruz
Elimizde kan lekeleri
Damarlarda üreyen asma
Sokulganlığında boğuluyoruz
Adadığımız yalan kurbanlar
Bağışlanmamıza kuruluyor mabetler
Yalan dokunuşlar öpüşler
Ve odadaki giz buğusu mihrap
Yasak, rakik taşıyoruz ılgınlarında
Pencereleri gözle
Kristal kuşlar kanat çırpacak
Geceler dinginleşecek
Soykalı kırgınlığımızda
Bundandır ilk sevişme öncesi aşk
Dahaa çok yakışırdı saçımızın razına
Selamet Bağcı |
|
| Back to top |
|
 |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: |
|
|
KUYU
bu sıkıntılı geceden bir şey mi umuyorsun
sıcak su gibi sarmış çevreni
yıldızlı bir kuyuya düşmüşsün
ya da içinde yıldızlı bir kuyu var
gömleğinin düğmelerini çözmüş
ağzında sulu yaz meyvelerinin ballı tadı
terlemiş göbeğini yaz rehavetiyle sıvazlıyorsun
kalbin pırıltılı bir cevher değil senin
ah! kalbin morarmış vesvese içinde
duru ruhun miskin ve de çamur
her akşam çay bahçelerinde
avuntusuz denizin seyrine dalıyorsun
çayı değil denizi karıştırıyorsun
yalnızlığın tadı pek acı
lanetlenmiş bir kuyunun içinde boğuyor sen
aklı kör ve fikri şaşmış bir adam
pervane dönüyor beyni oyun yapıyor ona
ışığın aldatıcılığı gib
sürüklenmiş bir sandığın içinden
hiç görmediği şeyler çıkıyor sanki
insanların gözleri ona köpekbalığı
güçlerini hissediyorum onların
güç bir elmastır
parıltısı insanları körleştirirken
köleleştiriyor bir yandan
ben de gücümü kınında saklanmış
bir kılıç gibi tutuyorum kalbimde
düşmanımı seçemiyorum pusudadır belki
kim bilir belki sevgili suretinde gözükür
kirpikleri kanıma batmış
belki de eşyanın içinde gizlidir
kim bilir bir diktatörün
altın kaplama dişidir
Ey Tanrım!
bir düşman mı arzuluyorum yoksa
kurulmuş bir saat gibi gergin
şüphelenip her şeyde görüyorum onu
sadece kutsal toprağımın
yeşil başakları içinde
kılıcımı saplamak istiyorum
Mustafa Atapay
(Kaşgar, 37- 38) |
|
| Back to top |
|
 |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: |
|
|
YÜZÜNDEKİ KUYU'DAN
sedeften bir tabuta işlendi, bir
çocuğun gözlerine terkedilen kuyu.
dokundum safirden bir avluya tutuşan
gözlerimle, kimse görmedi. kimse görmedi
bir kuyuya düştüğünü yüzümün. o son
arzuda herkesin kollarını yılan çiçekleriyle
açtığını,unuttuğunu kendini kendinde o
son kelamda.acının sularında yıkandığını
dilinin, her şeyin yakıldığını, her şeyin ve
kalbinin. her şeyin bir nefeste varolduğunu
unuttuğum vakitler, her şeyin kör bir
rüyayla başladığını ve bittiğini her şeyin...
kimse anlamıyor,
ah, her şeyin kendinde bir sonbaharı avr.
dağları ve suları unutsam,dokunsam
şimdi zamanına çocukluğumun,
yeniden dönsem suya ya da çırılçıplak
bir üşümeyle kendime. unutsam sesimi
örneğin, kırılmış onca şeyin hürmetine
sığınsam,sussam ve dinlesem o hikmeti,
çocukluğum olur bırakmaz beni, üşüdükçe
annem ve kandil. o büyük sırla döndüm
kendimi acıttığım yeşil suya.her yeri
yeniden yıkmalı, her şeyi yeniden,yeniden
her şeyi öldürüp dönmeli o büyük sırra.
nereye dönsem yüzümün acıyan kalbine
akıyor, üşüdüğüm her sela. sonunda herkes,
ah,yenilir içindeki çocukluğa.
hiç kimse yoktu,kör oldum.çocukluğumun
ürkek elleriyle bir ip gibi dolandım boynumla,
çıplak ve soğuk gecesinde ölüme, defterimi
kapadım.öldüm çünkü her çocuk gibi
kaçırdığım o saklı fotoğraflarda.suları
yorumladım,telaşlı bir tutkuyla geldim bir
nehrin kendine döküldüğü yere .çocuktum
çünkü unutulmuş her çocuk gibi eksik,
ah, unutulmuş her çocuk gibi nezir.
kuzeyde bıraktığım son defterden
bir şey kalmadı saklayacak. yüzüme
saydığım kötülükler de yok
artık.anneme kalsa Faris haklıydı,
insan okunan her duada yasin,
yaşanan her yaşta Mem olmalıydı.
oysa Doğu’da her şey kendine kopuk
bir dille tutunmaktaydı.hikayesi
olmayan bir hiçlik duygusuydu çünkü,
her ayinde bir seyyide bırakılmış
cinnet duygusu. saklıydım her resimde,
heryerde fail ve meczub. sustum,
Doğu’da susmak ne kadar susmak,
ah, acı ne kadar kendiydi.
Metin Kaygalak
(Yüzümdeki Kuyu’dan) |
|
| Back to top |
|
 |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: |
|
|
DİPSİZ KUYU
“Kuyudan su çekerler çekek ile
Kızı da gelin ederler leçek ile”
Anonim Türkü
Barış: Ömrümüzün yangını
Gelin: Sancılar içinde bir yetim
Savaş: Varlığımızın öyküsü
Güvey: Kaygılar içinde karadul
Şehvetle karanlığın çöktüğü yerde
Haydi Git! Aşırı memlekete!
Kan damlası örterse yüzünü
Namlunun ucundaki çocuklara şeker ver.
Kuyudan ne çekilir leçek ilen
Kan damlası temizlerse yüzünü
Savrulursa çöl
Savrulursa güneş
Savrulursa yağmur
Savrulursa toprak
Ses gelir mi ak kireçli evlerden
Sesi sesine, gönlü gönlüne değer mi?
Kuyudan ne çekersin leçek ilen
Zehra Çam |
|
| Back to top |
|
 |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: |
|
|
KUYU
Salındım karanlığın koynuna bakracıma sığınarak
Karanlığın hem koynu hem bekçisi kuyuma...
Saldılar yavaş yavaş, saldılar ağlaya güle;
Salındım...
Alacakara taş duvar,
Yosun, balık alacakara
Örümcek ağları ölüm beyazı
Çocukluktan kalma düşler,
Kâbuslar var,
Durmadan, durmadan damlayan kan
Dilini değdir damlıyor,
Bak damlıyor,
Kanım bu
Benim kanım
Damlarken kan, dönüşüyor bakraç
korkunç bir kuyuya...
Kuyunun içinde bir kuyu!dur artık sığınağım
Tepedekilerin salacağı yeni bir bakracı
beklerken haykırıyorum:
Her her
Yan yan
Ku ku
Yu yu...
Ömer Şişman |
|
| Back to top |
|
 |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: |
|
|
SÜMBÜL İLE KUYU
sümbül sinan! seni ağır
kuyulardan derledim; seni
Aşklara, aşklara yolladım
ve tayy-ı zaman
güzleri vardır
işte bir söz ağarır dizelerde
bu ‘akşam’dır ve o’dur
sende kalan, sende kalan...
sümbül sinan! bir suyu
öper gibi geçtin tenimizden
işte bu, bir kuytuyu
okşamak ve varolmaktır
bir dağ kendi gölgesinde kaybolur
ve bir su, bu akar su
yeniden-akmayı öğrenir
sende duran, sende duran...
sümbül sinan! hüzünler
durmuyor; herşey gelgit...
bir yaprak, kendini sürgit
sana benzetiyor
bu kuyu, kalbim ve talan-
la birlikte büyüyen kuyu
kendi dibindeki çiçekle besleniyor
sende solan, senda solan...
ah, tayy-ı zaman, tayy-ı zaman!..
Hilmi Yavuz |
|
| Back to top |
|
 |
fikret Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008 Posts: 762 Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil
|
Posted: Post subject: |
|
|
KÖR KUYU
sen öfkeler tükettin, sabırlar çoğalttın
çığlıklar sakladın, içinde boğulduğun
taş duvarlar sustu, sen sustun
bilemedin kıyametin gelişiydi susuşun
derin düşündün, sessiz ağladın
kabullenmiş gibi duruyordu duruşun
şimdi ağıtlar duyuluyor gömütlerinde
susuz kalmış damarları
içine soluk renkli nergizler dökülmekte
sen kör kuyu, yan boş beklemelerine
yokluğun orda karanlıkta
dalıp dalıp çıkmaların bundandır kendine
razıyım dediğin her şeyi büyüttükçe büyüttün
ayazlar çektin, yapraklar döktün
çoğalttıkça çoğalttın yasları
oysa çoktan durmuş fırtınalar doruklarda
çoktan açmış gidenlerin akasyaları
ne baharlarda hayır var, ne yazlarda
bilemedin...
yine de bekledin kapalı kapılar ardında
of demedin
kalabalıklar yıktın, sessizliğe yaslandın
hesabında yoktu oysa
acıya yakalandın, yağmurunda ıslandın
en büyük oyundu sevda dediğin. bitti anla
bitme, bitir uğrunda ölünecek ne varsa
sen değildin ki kadrini bilmeyen
dur gitme...
bir sen misin yalnızlığa yenilen
Müsade Özdemir |
|
| Back to top |
|
 |
|
|
You cannot post new topics in this forum You cannot reply to topics in this forum You cannot edit your posts in this forum You cannot delete your posts in this forum You cannot vote in polls in this forum
|
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
|
|
|
|
 |
|
 |
Bu sitenin tüm Hakları www.yazimhane.com tarafından saklıdır ve yasalarca korunmaktadır.
This Theme Dessigned By Ethaidesign.com |
 |
|
| |