Site Kuralları
Yazımhane Menüsü
· Ana Sayfa
· FORUMLAR
· Hesabınız
· SÖYLEŞİLER
· YAZIMHANE YAZARLARI
· Yazı Gönder
Üye Giriş-Çıkış
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: SertapYarYolveren
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 522

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 37
Üye: 0
Toplam: 37
Kullanıcı Bilgileri
Bilgileriniz
 Ziyaretçi
 38.107.191.90
 191.90
 107

Doğru ve Güzel Türkçe İçin
Yazımhane Forumları
Son 18 Mesaj

Bugün beni anlatan sözcük/ler
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 07, 2010 Saat: 00:05:28

İZ BIRAKAN DİZELER
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 07, 2010 Saat: 00:03:01

İlhan Berk şiirleri
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 06, 2010 Saat: 01:09:44

Nilgün Marmara Şiirleri
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 06, 2010 Saat: 00:37:15

???
Gönderen: admin Tarih: Sep 05, 2010 Saat: 23:38:31

Anılar dehlizi/HayLazca Şiirleri
Gönderen: HayLazca Tarih: Sep 05, 2010 Saat: 21:27:10

Ve...
Gönderen: asumanatakuman Tarih: Sep 05, 2010 Saat: 10:36:46

İçlenmeler...
Gönderen: asli_ardic Tarih: Sep 04, 2010 Saat: 22:59:09

Günün Sözü
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Sep 04, 2010 Saat: 18:58:11

Nazım Hikmet Şiirleri
Gönderen: haleoyal Tarih: Sep 03, 2010 Saat: 00:50:26

Şu anda
Gönderen: haleoyal Tarih: Sep 03, 2010 Saat: 00:07:21

YANITLA/SOR
Gönderen: haleoyal Tarih: Sep 03, 2010 Saat: 00:05:50

Tawus'un çöplüğü
Gönderen: tawus Tarih: Sep 02, 2010 Saat: 04:25:09

Sırat - Sude Nur Haylazca
Gönderen: pegasus Tarih: Sep 01, 2010 Saat: 04:49:20

İyi Geceler
Gönderen: HayLazca Tarih: Aug 30, 2010 Saat: 23:25:24

Nesime'den şiirler
Gönderen: nesime Tarih: Aug 30, 2010 Saat: 13:47:53

Günün Şiiri
Gönderen: haleoyal Tarih: Aug 30, 2010 Saat: 12:04:26

bir cümle bin anlam
Gönderen: haylaz-ruzgar Tarih: Aug 30, 2010 Saat: 01:33:13


[ YAZIMHANE ]
-
:: View topic - "FAYTON"LU ŞİİRLER
 Forum FAQForum FAQ   SearchSearch   UsergroupsUsergroups   ProfileProfile   Log in to check your private messagesLog in to check your private messages   Log inLog in 

"FAYTON"LU ŞİİRLER

 
Post new topic   Reply to topic     Forum Index -> Şiir Antolojileri
View previous topic :: View next topic  
Author Message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: "FAYTON"LU ŞİİRLER Reply with quote

FAYTON

Erol Gülercan'a

O sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey
incecik melankolisiymiş yalnızlığının
intihar karası bir faytona binmiş geçerken ablam
caddelerinden ölümler aşkı pera'nın

Esrikmiş herhal bahçe bahçe çiçekleri olan ablam
çiçeksiz bir çiçekçi dükkanının önünde durmuş
tüllere sarılmış mor bir karadağ tabancasıyla
zakkum fotoğrafları varmış cezayir menekşeleri camekânda

Ben ki son üç gecedir intihar etmedim hiç, bilemem
intihar karası bir faytonun ağışı göğe atlarıyla birlikte
cezayir menekşelerini seçip satın alışından olabilir mi ablamın.


Ece Ayhan
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

FAYTONLAR

eski püskü faytonlar
gar önlerinde bekleyen
kalabalığa taşırdı tıkırtısını hayatın


Celal İnal
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

ECE UÇ BEY

Ece Bey öldü diyeler/ hiçkimse’ler duyalar
Hep’i hiç’te arayalar/ adını sonsuz koyalar

Araplarla at koştururken bir fotoğrafın arabı
Kara’yı ak’tan sayalar/ ak diye kara giyeler

Herkes bağırarak sorsun ve susarak cevap versin
Bir: Niye fayton atlarıyla birlikte göğe ağar

İki: Maveraünnehir niçin Ece Denizi’ne akar
Üç: Neden her çocuğun kalbinde kocaman bir çocuk var

Aşkı zakkumla örüp örgütleyen kurşunkalemli şair
Suriye hamamında şiiri habire sabuna boğar

Ece Bey öldü diyeler/ ölüyü diriye sayalar
Şairi şiirle yuyalar/ yüzünü tersinden okuyalar



Ahmet Necdet
(Varlık,1140)
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

BİR KADINI ASTIM


“fayton” şairine


bir kadını astım, sonra oturup altında ağladım

döküldü solukları ipin gerginliğinden
ikindiyle akşam arasındaki çizgide kaldım

cezayir menekşesi taşıyan bir fayton: ayrılık
bundan sonrası yükselmek sönmüş yıldızlar katına
bir kadına verdim ruhumu: katledilmiş akşamda

ayrılık: cezayir menekşesi taşıyan bir fayton
onunki intihar karasıydı benimki cinayet kırmızısı
tek tek saydım soluklarını akşamla ikindi arasında:
aşkın nedensiz bir cinayete eklenen sızısı

kandırdım kendimi, nasıl mı? yalnızlık ettim
yaptım bir hata: yalnızlığımı çıplaklıkla giydirdim
aşk zehirdir, dedim: cezayir menekşesinin kanında

bir ağıt söyledim kadına, ölüme ve tekbaşınalığa
ipi, ağacı, kadını ve akşamı kendim seçtim

bir kadını astım, sonra oturup ağladım altında


Baki Ayhan T.
(Kavram Karmaşa, 22)
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

GEÇMİŞ YAZDAN

I

Taze bira, yasemin kokan
Yaz sonlarında bir akşam
O deniz kenarı küçük lokantada
Dalıp gidişini hiç unutmam

Göğe vuran panayır ışıkları
Kestane fişekleri, çarkıfelekler
Şavk içinde yüzen gemiler limanda
Farlar, sokak lâmbaları altında
Ağaçların hışırdayan aydınlık yaprakları
Kaç defa bir fayton seni beni alıp dolaştırdı
O ışıklar, yeşiller, denizler arasında

Yanında mahzunluğumu arttıran
Aşkımdı, doymadığım aşkımdı!
Ne kadar öpsem okşasam
kalçaların, yarı açık dudakların
Alacakaranlık bakışlarındı.


II

Pamuk seksen beşten yüz otuza fırladı
Kimin umurunda?
Bizim önem verdiğimiz tek şey varsa
Çini mavisi göklerin, imbatın tadı
Gökyüzü her sabah masmavi üstümüzde
İmbat her akşam bağrımıza ılgıt ılgıt esiyordu ya...
(...)


Necati Cumalı
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

KIRMIZI FAYTONDA ÜÇ GÜZEL

Yağız atlı
Kırmızı fayton
Taşır sessizce üç güzeli,

Kanatlanır yağmurda atları
Bulunca rüzğarda narin yol
Uzanır toprak damlı semaya
Sarar onları buluttan bir kol
Geri gelmiyecek gibi dünyaya.

Eskiyince gün
Yıldızlardan düşmüş gibi izleri
Düşer uçuşan eteklerden son kalan çicek
Parlar güneşte terleyen atların altın rengi
Canlanır hayelleri dönerken tekerleğin hülyalarında..

Kırmızı faytonda
Üç güzel
Görünmez yıldız oldular
Birer birer..


İbrahim Yavuz Zarifoğlu
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

HASRET

Bir gün İzmir’e gidersem
Bir faytona atlayacağım istasyondan
Hep böyle filmlerde görecek değilim ya denizi
Cıgaramı tellendirip
- Çek diyeceğim arabacıya
- Kordonboyu’na!

Ellerimi denize sokacağım.
Sizin evin ışıklarını arayacağım karşı kıyıda
Çıkarıp boş kibrit kutusunu
Kayık yapıp bırakacağım
- Haydi kaptan, diyeceğim, uzaklaşsana!

Sonra dönüp sakalı uzamış adama:
- Ahbap, diyeceğim, halime şaşma.
Ben artık hep buralardayım;
Ben artık hiç gitmeyeceğim...


(Kızılçullu Yolu, 1941)

Necati Cumalı
(Aşklar Yalnızlıklar, Can Yayınları, 1985)
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

CESARET

Bir parça kar beyazı bulut mu
Gök mavisi mendil mi anısı olan
Savaktan akan serin sular mı
Git getir usulca yarana sar
Eksilmesin başucundan memleket

Kuşattı mı bütün yolları harami
Can yoldaşı orman uzak mı
Kuşların çığlığına uyarak yürü
Omuzlarına güneş vurmuş olmalı
Bin nazla büyüyen özlediğin güle

Faytonlar sürdün körüklü fenerli
Koşum takımları pırıl pırıl doru atlar
Nice gelinler götürdün al duvaklı
Baş çekip diz vurarak halayda
Gün oldu erittin kederli havaları

Komadılar ama seni uçarı yürek
Değmedi körpe fidan bir ele elin
Arpa ekmeğine değdiği kadar
Henüz onsekizinde yirmisinde
Gül ömrünü yangınlara saldılar

Bu usul yürek loncaya yazılmalı
Çünkü dem tutmaya başladı çığlık
Ve ayrılığın köze döndürdüğü sevda
Öyle yalın öyle hırçın ki göğsünde
Götürebilir seni güneşli yollara


Ahmet Ada
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

AT KOKUSU

Son evi gösterin bana İstanbul'da
vapur sesinin duyulduğu
ki kapısını çalıp
söyleyeyim içindekilere
daha çok kedi yavrusu ezilsin diye
eski iskeleleri
sahil yoluyla ayırdıklarını
denizden

Karşılığında ben de size
kanaryası ölüp
kuaför salonuna dönüşmeyen
kaç mahalle berberinin
kaldığını söylerim
ya da kaç fötr şapkanın
tutsak olduğunu
köhne bir konağın
askısında

Kaç faytoncunun
artık taksicilik yaptığını da bilirim
ama söylemem
onu da siz bulun
dikiz aynasına takılı boncuklardaki
at kokusundan


Sunay Akın
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

İKİ ALAY

1. Bir sadrazam ölmüş; faytonu yokuş aşağı Sirkeci'ye
götürülüyor eller üzerinde. Kara bir gemiyle Eyüp Sultan'a
gömülecektir.

2. Yerine atanan bir istimbot da rıhtıma yanaşmış sarı şeritli ak.
Yukarı hükümete iktidara çıkıyor.

3. İki alay karşılaşır yolun ortasında. Bir gelgit. Ağır ve sert
bakarlar birbirlerine durmak eylemi.


Ece Ayhan
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

GELİNCİKLER

gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda
işi iş kasabanın
su yüzlü çocuğun işi iş
bir de poyraza döndü mü hava
başlar masmavi damarlar fışkırmaya yanaklarından
faytonların turuncu tekerlekleri
yansır gaz tenekeleriyle çevrili bahçelerde
asılı çamaşırlarından bir tutam çivit kokusu alıp gider
gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda.

saat onikilerde
postanede mektup yazan adamlara bakar bir semt delisi
durmadan bakar
ki o mektuplar nereye giderse gitsin
öylesine uzundur ki kasaba
gelinciklerden bükülmüş bir ibrişim gibi
gidip gelen mektup zarflarıyla tarif edilebilir ancak
içlerinde kar serpintisi
içlerinde bozkır
içlerinde herkesin bir güneyi olan
ve marangozlar upuzun kayıklar yaparlar bunun için
kesersiz, çivisiz, elsiz
sadece ruhlarından
o kayıkları içinde domates doğranan bir akşamüstünde yüzdürürler
canlanır suya değince hemen
bordalarındaki nakışlar
bir derya gülü alıp başını gider.

yeter ki görünsün gelincikler
önce tek tek görünsün sonra topluca
usta bir doğramacı gibi kırmızılar doğrar kasaba
gelincikler indi mi çayırlardan
su bardaklarına, berber dükkanlarına girdi mi
duvarlara sicimle tutturulmuş şişelere
girdi mi bir kere
-aynaları boğacak neredeyse
-taşlıkları basacak sel gibi
o zaman...
tam o zaman
marangozlar mis gibi rakılar içerek kayıklarında
konuştukça binlerce kayık
konuştukça binlerce köpük, binlerce kıyı olurlar
ve nedense bir vapur bizi alıp götürecekmiş gibi bakarız bir-
birimize
unuturuz sonra alıp başını gitmeyi de
yeter ki iki dudak arasına konsun gelincikler
ipince bir ıslığa yerleştirilsin
türküler süzsün tüveyçlerinden
kahveler eski renklerine boyanır yeniden
biralar ciğ ışıkta bile parlak
yıkanır tertemiz oluncaya kadar yaşamak.

gerçekte bir sevinç, bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde
sevgiler umutlar yok değildir
öyleyse neden çabuk küseriz birbirimize
çabuk öfkeleniriz
durup durup böyle hüzünlenmemiz neden
anlamıyoruz da ondan mı yoksa
bir bütün olduğunu mutluluğun
umudun bir bütün olduğunu
seziyor muyuz yalnızca
baktıkça gelincik tarlalarına uzaktan
öyle bir arada güzel
yaşamanın lezzetini
kanımızı tutuşturdukça gün günden
buğusunu saldıkça
bir tütün dumanı gibi yaktıkça genzimizi.


Edip Cansever
Back to top
View user's profile Send private message
fikret
Ailemizden
Ailemizden


Joined: Dec 20, 2008
Posts: 762
Location: Çorum-İzmir
Bağlı değil

PostPosted:     Post subject: Reply with quote

KARANTİNALI DESPİNA

bir gül takıp da sevdalı her gece saçlarına
çıktı mı deprem sanırdın 'kara kız' kantosuna
titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan
muammer bey'in gözdesi karantina'lı despina

çapkın gülüşü şöyle faytona binişi kordelia'dan
ne kadar başkaydı her kadından her bakımdan
sınırsız bir mutlulukta uyuturdu muammer bey'i
ustalıkla damıttığı o tantanalı aşklarından

işgal altüst etti nasıl da izmir'de her şeyi
öğrendi kullanmasını despina bu yanlış geceyi
körfezde parıldayan yunan zırhlılarına karşı
miralay zafiru'la ispilandit palas'ta sevişmeyi

gemi sinyallerinin gece bahçelere yansıması
havuzda samanyolunun hisarbuselik şarkısı
demlendikçe yanlızlığı aydınlanıyor muammer bey
olmayacak şey bir insanın bir insanı anlaması


Attila İlhan
Back to top
View user's profile Send private message
Display posts from previous:   
Post new topic   Reply to topic     Forum Index -> Şiir Antolojileri All times are GMT
Page 1 of 1

 
Jump to:  
You cannot post new topics in this forum
You cannot reply to topics in this forum
You cannot edit your posts in this forum
You cannot delete your posts in this forum
You cannot vote in polls in this forum

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
 
 
Bu sitenin tüm Hakları www.yazimhane.com tarafından saklıdır ve yasalarca korunmaktadır.
This Theme Dessigned By Ethaidesign.com